RM’in mono.’suna Daha Derin Bir Bakış

Uzun bir bekleyişin ardından, sahne adı RM ile tanınan, BTS üyesi Kim Namjoon, 23 Ekim 2018’de iki gün önceden verilen bir haber dışında hiçbir promosyon olmadan mono.’yu çıkardı. Albüm –ya da daha tercih edilen biçimde söylemek gerekirse çalma listesi- daha önceden grup üyesi Jung Hoseok’un elinde tuttuğu rekoru sarsıcı bir şekilde kırdı ve yayınlanmasından sonra 24 saat içerisinde dünya çapında 86 ülkede 1 numaraya ulaştı.

Yakın zamanda yaptığı bir canlı yayında, RM albümünü kasıtlı bir biçimde “çalma listesi” olarak adlandırmasının sebebini açıklıyor. mono., birbirne benzemeyen ve müzik endüstrisine taze bir hava getiren, hem hayranların hem de hayran olmayanların bir araya gelmelerini ve daha önce hiç yaşanmamış bir şeyi tecrübe etmelerini sağlayan yedi parçadan oluşuyor.

RM’in omuzlarında taşıdığı yalnızlık ve sevgiyi anlatan mono., çarpıcı bir biçimde güzel ve dokunaklı. RM albümü her şeyden çok bir arkadaş olarak tanımlıyor ve  müziğinin ihtiyacı olan herkese bir cevap ve teselli sağladığını umut ediyor.

mono., tokyo ile başlıyor. Müziğiyle birleşmiş dahice kelime oyunlarıyla bilinen RM, belli ki her parçanın başlığını dikkatli bir değerlendirmeyle seçmiş. tokyo, bazı kişilere göre sadece Japonya’nın başkenti olabilir ancak korecede yalnızlık ve özlem anlamına da geliyor. Sözleri size uzanan ve sarsan tokyo tamamı İngilizce olan tek şarkı. “ Panço giyen Pinokyo’yu görüyorum, bu bir süre önceki ben.” Şarkı bir trenin gümbürtüsü ile başlıyor ve birinin melodiyi ıslıkla çalmasıyla bitiyor. RM parçayı yalnız bir şarkı olarak tanımlıyor ve kendisine uygun olduğunu iddia ediyor.

tokyo’nun bir sonraki parça seoul’a dönüştüğünü görüyoruz. RM bu parçada elektronik müzik ikilisi HONNE ile beraber çalıştı ve bu parçayı bitirmesi aylar sürdü. RM’in en dikkat çeken sözleri, söylemek istediklerini en iyi ifade edenleri bulması aylar süren, “ Eğer sevgi ve nefret aynı şey ise, seni seviyorum Seul. Eğer sevgi ve nefret aynı şey ise, senden nefret ediyorum Seul.” diye mırıldanırken kullandıkları. Eğer yeterince dikkat edilirse, Seul’un sadece Güney Kore’nin başkenti, RM’in evinden uzak evi değil, aynı zamanda ruh (soul) olabileceğini de fark edilebilir.

Takip eden sıradaki parça moonchild. RM, canlı yayınında gülerek hayranlarına tutkulu bir şekilde kendisinin ayçocukları (moonchildren) olarak sesleniyor. Bu parça, gecenin çocukları ya da güneş battığı zaman en özgür hissedenler için. moonchild Spotify’daki 2 milyon dinlenmesi ile genel halkın favorilerinden birisi. Sözler, en çok geceleri kendileri gibi hissedenlere  bir rahatlık hissi sunuyor ve RM onları “Ayçocuğu, ağlama. Ay yükseldiği zaman, senin zamanın.” diyerek rahatlatıyor.

moonchild

moonchild’ı badbye takip ediyor. Karamsar bir parça olarak tanımlanmış ama karşı konulamaz bir melodisi olan bu parçada, RM melankolik müzikleri ile bilinen Koreli grup Mot’un vokalisti eAeon ile beraber çalıştı. Sözler oldukça karanlık ve şarkıcı “usulca” öldürülmek istediğinden bahsediyor. Böyle karamsar bir parçanın aynı zamanda yumuşak olması birlikteliği kişiyi hayrete düşürebilir.

badbye, uhgood’a dönüşüyor. Bu parçadaki ilginç kısım, orijinal başlığın Koreceye “beklentilerin yetersiz kalması veya farklı rotalara giderek birbirini özlemek” anlamına gelen 어긋 (uh-geut) olarak çevrilmesi. İronik olan, Korece başlığın negatif enerjisinin, İngilizce parçanın pozitifliğine tamamen ters düşmesi. uhgood, RM’in kendi içerisindeki işkencesini ve teselli için kendine güvenmekten gelen rahatsızlığı anlatıyor. RM kendisiyle barışık olmak için mücadele ediyor ancak aynı zamanda kendisini başkalarına tercih edeceğini de fark ediyor.

uhgood ile beraber everythingoes geliyor, müzikle dolup taşan hızlı tempolu bir şarkı ve RM “Herşey geçer, herşey geçer. Geçecek.” diye tekrar ediyor. RM şarkıyı kendine bir mantra, bir hatırlatıcı olarak tanımlayarak bir umut hissi veriyor. Şarkı, her acının nasıl sonunda geçtiğini, çevredeki her türlü güzelliği ortaya çıkararak ve her şeyin ve herkesin nasıl farklı tür acılar çektiğini vurguluyor.

Son parça, forever rain’e geliyoruz. Şarkı sözü videosu olan seoul ve moonchild’dan farklı olarak müzik videosu olan tek parça. forever rain yağmurun patırdamasıyla başlıyor ve bir piyanonun yumuşak notalarına dönüşüyor. RM forever rain’i cenazesinde çalınmasını isteyeceği bir parça olarak tanımlıyor ve diğer hiçbir parçasının forever rain kadar kendisini yansıtamayacağını söylüyor. forever rain’in sözleri kalp kırıcı ve var olmakla beraber gelen açıklanamaz bir yalnızlık hakkında. forever rain’den bir şarkı sözü “ Yağmur yağdığı zaman, bir arkadaşım varmış gibi hissediyorum. Pencereme vuruyor ve nasıl olduğumu soruyor.”  diyor. İnsanların yüzündeki gözyaşlarını fark etmemesi için daha fazla yağmur yağmasını istediğinden bahsediyor.

forever rain

RM, artık hiç kimsenin albümleri tamamen dinlemediğini, sadece ana parçaları dinleyerek o albümün geneline karar verdiğini düşünüyor. mono. bu duruma tamamen karşı çıkan bir albüm. Oturup dinlendiğinde sadece bir şarkının içindeki duyguları hissetmek yerine, tüm albümü dinlemek bu duyguları ve farkındalığı tekrar tekrar yaşamanıza olanak sağlıyor.

Neticede, mono. birçok kişinin arkadaşı olarak kalıyor. mono.’yu dinlerken hissettiğiniz rahatlığı kelimelerle anlatmak çok zor.

RM, şarkıların resmi çevirilerini yayınlamamasının sebebini dinleyicilerin şarkıyı önce kalpleriyle daha sonra akıllarıyla dinlemelerini istemesi olarak açıkladı.

RM-Kim Namjoon

Bütünlüğü ve dahiliği aynı kalsa bile, mono.,  RM’in ilk solo albümü RM’den oldukça farklı. mono. bazı duyguları hissetmenin – izolasyon, mutluluk, terk edilmişlik ve iç çatışma – oldukça insani olduğunun ve yanımızdaki insanlarla sandığımızdan daha fazla benzerliklerimizin olabileceğinin bir hatırlatıcısı. Hissetmenin, risk almanın ve eve dönmeden önce amaçsız bir şekilde dolaşmanın sorun olmadığının nazik ancak sağlam bir hatırlatıcısı.

Hissettiklerimizde yalnız olmadığımızın ve hissettiklerimizin aslında bizi insan yapan asıl şeyler olduğunun bir hatırlatıcısı.

Bu yazı konuk yazarımız Fawzul Himaya Hareed tarafından yazıldı, 9 Dergisi için ilk yazısıydı. Fawzul, bazı günler çay bazıları ise kahve seven on sekiz yaşında bir Sri Lankalı. Feminizm hakkında ateşli tartışmalar yapmıyorken, kedisi Fluffy ile birlikte B99 izlerken görülebilir.

Zeynep Metin tarafından çevrildi.

Nil Üzer tarafından düzenlendi.